ONUR AKIN'DAN HABERLER

2014

‘25. Yıl Onurlu Yıllar’ albümü nasıl doğdu?


1.5 sene önce 27 yıllık dostum Yavuz Bingöl’ün ofisinde oturuyorduk. Yavuz, “Ya, senin 25 yıl dolmadı mı?” dedi. “Doldu, geçti bile” dedim. “Eee sana bir saygı albümü yapalım. O kadar emeğin var” dedi. Hemen kalemi, kağıdı eline aldı ve kadroyu çıkarmaya başladı. Hemen isimleri aramaya başladık.

Onur Akın, 25 yılı nasıl geçİrdİ?


Herkes bu dünyada kendi hikayesini bir kere yazıyor, başka şansı yok. Geçmişe dönüp baktığımda 25 yıl ve 300’e yakın beste var. Sanatçı, çağına, dönemine tanıklık eden, belgeleyen, ürün veren insandır. Mütevazılığa gerek yok, kendi kuşağımın en çok beste yapan ismiyim. Bizden önceki kuşakta Zülfü Livaneli’ydi. Sokak köpekleri gibi kuyruğum hep dik gezdim. Ahmet Arif gibi insanların yüreklerine çalışıyorum. Ne bir şairin bir dizesini çaldım, ne bir müzisyenin parasını aldım.

“KIZIM HAYATTAKİ EN ÖZEL BESTEM”


Kızım Eylül, hayattaki en güzel desteğim, en özel bestem. Ondan daha kıymetli bir şey yok. Alman Lisesi’nde okuyor. Müzikle ilgileniyor, armut dibine düşecek biliyorum ama ben istemiyorum pek. Sonuçta özgür, ne yapmak istiyorsa, nasıl mutlu olacaksa onu yapsın.

“KONSERLERİMDE BOZKURT İŞARETİ YAPIYORLAR”


Siyasi görüşümden dolayı beni sevmeyen ama şarkılarımı seven yüzlerce insan var. Bir imza günümde genç biri yanıma gelip, “Sen müziğin sağı, solu olmadığını, müziğin evrensel olduğunu bizlere öğrettin” dedi. Ben barışı, adaleti, eşitliği, özgürlüğü savundum. Konserlerimde bozkurt işareti yapanlar bile oluyor. İnsanlar kendilerini öyle ifade ediyor ama Onur Akın müziği dinliyor. ‘Asi ve Mavi’nin kaç sattığı belli. O kadar solcu olsaydı, Türkiye’de devrim olurdu zaten.

Yıllardır bu pİyasadasınız ve hİçbİr zaman popüler kültürün etkİsİne kapılmadınız...


Gazetecilik, halkla ilişkiler mezunuyum. Medyanın rolünün ne olduğunu çok iyi biliyorum. Magazinin ne kadar önemli bir şey olduğunu da. Düzgün bir yaşam sürmeye çalıştım. Hayatım boyunca kimseyi satmadım. Yıllar önce yanımda kimler varsa, şu anda da yanımdalar.

photo

“İnsanların yüreklerİne çalışıyorum” Müslüm Gürses ‘Asİ ve Mavİ’yİ okudu. Nasıl bİr çalışma çıktı ortaya?


Stüdyodaki ilk konuğumuz Müslüm Gürses’ti. Müthiş bir ses ve ne olursa olsun bu ülkedeki hüznü sesine en güzel yakıştıran insan. Harika okudu, keşke yaşasaydı ve tanıtım gecemizde o şarkıyı canlı okusaydı.

photo

ŞARKILARI ONLAR MI SEÇTİ?


Bizim önerilerimiz de oldu, kendileri de seçti. Mesela Kubat’a ‘Gaybana Geceler’ çok yakışır diye düşündük. Sorunca “Çok sevdiğim bir şarkı zaten, çok sevindim” dedi. Hayko Cepkin’e “‘Ey Hayat’ nasıl olur?” dedik, birkaç şarkı daha söyledik, o ‘Ey Hayat’ta karar kıldı. Edip Akbayram, bugüne kadar hiçbir karışık projeye girmedi. Edip Ağabey olmasaydı benim tarihim eksik kalırdı. Küçükken en çok etkilendiğim, dünyadaki en güzel sesli olarak gördüğüm insan Edip Akbayram’dır. Albüm zamanında düştü, kaburgalarını incitti diye 3 ay iyileşmesini bekledik. “Onurcum çok geç kalıyor proje istersen ben okumayayım” dedi. Onsuz çıkmasını istemedim. Albümde ayrıca Müslüm Gürses, Suavi, Işın Karaca, Yaşar, Haluk Levent, Öykü Gürman, Rutkay Aziz, Seyfi Yerlikaya, Ahmet Koç, Yetkin Dikinciler, Seksendört grubu ve Yonca Lodi şarkılarımı seslendirdi.

2015